Konuşmayan hekimler

Meşhur bir yazarımız (Elif Şafak) bakın neden şikayet ediyor: “Doktora gittik diyelim. Birçok doktor muayene sırasında genelde susuyor, ancak teşhisi koyup ilaçları yazarken hastasıyla konuşuyor. Halbuki başka gelişmiş ülkelerde doktora gittiğinizde muayenenin her aşamasında adım adım ne arandığı, yapılacak işlemin özellikleri, yan etkileri ve sonuçları size önceden anlatılıyor. Hatta bazen aşırıya gittikleri de oluyor: Şimdi kolunuza iğne yapacağım. Beş saniyelik bir yanma duyacaksınız, ardından hemen şırıngayı çekip oraya bant koyacağım. Kullandığım bütün aletler tamamen steril olacak. Bu kadar açıklamaya da gerek yok belki ama işin özünü kaçırmamalı: Özde hastayı bilgilendirme alışkanlığı ve kültürü var. Doktorundan hemşiresine herkes, en basit muayeneden en ciddi hastalığın tedavisine kadar her noktada buna dikkat ediyor. Türkiye’de, doktorlarımızın bilgi ve birikimini, hastanelerimizin bilhassa son senelerdeki atılımlarını küçümsemek mümkün değil. Ama bir de bizimle konuşsalar.”
Evet böyle diyor yazarımız ve önemli bir zaafımıza değiniyor. Nedense makam, mevki, otorite sahibi olan, basit de olsa bir görevin başına getirilenlerden bir kısmı konuşmada cimri davranır. Hastanede belki de iş yoğunluğundan dolayı konuşmayan fakat muayenehanesine gidince bülbül kesilen hekimler de eksik değildir.
Unutmamalı ki hekim, otomobil tamircisi değil, onun konusu insan. İnsan duyguları olan bir canlı. Hekimin yanından mutlu ayrılırsa daha çabuk şifa bulur. İyi örnekler yok mudur? Elbette vardır ve çoğalmaktadır. Doktorlardan hasta psikolojisini gözetenlerin sayısı artıyor. Çok cana yakın eczacılar var; ilacın nasıl kullanılacağını güzel güzel izah ederler, konuşmalarıyla hastalara moral verirler. Oradan mutlu ayrılan hasta ve yakını ilaçlardan daha çok şifa bulur.

POLİKLİNİK SEKRETERLERİ

Hastanelerdeki poliklinik sekreterlerinin işleri yoğundur. Hastayla ilk onlar muhatap olurlar. Başvuranlar, adı üstünde hastadır. Çoğu aceleci ve asabidir. Bazen izdihamdan dolayı nahoş durumlar doğar. O zaman bütün hınçlarını sekreterden çıkarmak isterler. Garibim sekreter belki de asgari ücretle çalışmaktadır. (Bu bir rezalet!) Akşama kadar çeşit çeşit insanla karşılaşır. Kiminin anlayışı zayıftır, kimi yaşlıdır. Sekretere, o birimle alakası olmayan şeyler soranı çıkar, hangi polikliniğin nerede olduğunu öğrenmek için ısrar edenler olur.
Bu görevlilerin çoğu iş yoğunluğundan bunalmıştır. Yüzleri donuk veya soğuk ifadelidir. Ama ben böyle olmayanları da gördüm.
Gelenleri güler yüzle karşılarlar. Yaşlı teyzelere ve amcalara kan verme laboratuvarına nasıl gidileceğini ince ince tarif ederler. Bunu bıkmadan defalarca tekrar ederler. Böylelerini görünce şahsen ben mutlu olurum.
Ne güzel işini iyi ve severek yapıyor, derim. Ben bu tür birkaç görevliyi tebrik ettim, kendilerine şükran ve takdir duygularımı söyledim.
Bunun teşvik edici olduğunu düşünüyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.