10 MUHARREM MATEM GÜNÜ

İslam tarihinde okudukça içimizin burkulduğu olayların başında Kerbela gelir. Bugün bu acı olayın 1346. yıldönümüdür. Şairlerimiz mersiye adı verilen şiirleriyle bu acıyı terennüm ederek hüzünlerini kelimelere dökmüşlerdir. ” Kurretü’l- ayni Habib-i Kibriyasın ya Hüseyn ” diye başlayan muhteşem eser hüznü ve kederi göklere vardırır. Yazarı Kethüdazade Arif Efendi ‘ dir. Bu zat Beşiktaş ‘ta Yahya Efendi Türbesindeki kabristana defnedildi. Kendisi gani gönüllü ve mütevazı bir hayat yaşadı. Hacı Arif Bey de bu güfteyi, aynı duyguları ayyuka çıkaracak şekilde hüzzam makamında bestelemiştir. Bugün de dergahlarda, Tasavvuf musıkisi konserlerinde Kerbela hüznünü duyarak dinlemekteyiz. Bu mersiye ve nesre çevrilmiş şekli şöyledir: Kurretü’l-ayn-i “Habib-i Kibriya”sın ya Hüseyn / Nur-i çeşm-i “Şah-ı Merdan” Murteza’sın ya Hüseyn. (Ey Hüseyn, sen Allah’ın sevgilisi Hz.

Peygamber’in göz bebeğisin. Yiğitlerin şahı, Allah’ın razı olduğu Hz. Ali’nin gözünün nurusun.) Hem ciğerpare-yi Zehra Fatıma “Hayrü’n-nisa” / Ehl-i Beyt-i Mücteba Al-i Aba’sın ya Hüseyn. (Ey Hüseyin, sen kadınların en hayırlısı Hz. Fatıma’nın ciğerparesi, Hz. Peygamber’in abasının altında olan, seçilmiş Hz. Ali’nin ev halkındansın.) Validin şanında dendi ”la feta illa Ali” / Mazhar-ı sırr-ı etemm-i ”la feta”sın ya Hüseyn. (Ey Hüseyin, senin babanın hakkında “Ali’den başka yiğit yoktur” sözü söylendi. Sen la feta sırrının kendinde tamamlandığı yiğitsin.) Halkan ve hulkan müşabihsin Resulullah’a sen / Nazenin-i enbiya vü evliyasın ya Hüseyn (Ey Hüseyin! Sen yaratılış ve ahlak bakımından Hz.

Peygamber’e benziyorsun. Nebilerin ve velilerin üzerinde titrediği Hüseyin.) Seyyid-i şübban-ı cennet dendi şanında senin / Pişüva-yı etkıya vü asfiyasın ya Hüseyn. (Ey Hüseyin! Senin için cennet gençlerinin efendisi denildi. Sen Allah’ın iyi kullarının ve salihlerin önderi ve rehberisin.) Sana gülle dokunan ümmid eder mi mağfiret / Gonca-i gülşenseray-ı Mustafa’sın ya Hüseyn. (Sana gül ile (bile) dokunan mağfiret beklemez. Çünkü sen Hz. Peygamber’in gül bahçesinin goncasısın.) Sad hezaran la’net olsun ol Yezid’in canına / Nice kasd etti sana nur-i Huda’sın ya Huseyn. (Yezid’in canına binlerce kez lanet olsun. Sen Allah’ın nurusun, sana nasıl kıyar.) Ehl-i mahşer dest-i Hayder’den içerken Kevser’i / Sen susuzlukla Şehid-i Kerbela’sın ya Hüseyn. (Mahşer halkı Kevser şarabını Hz.

Ali’nin elinden içerken sen susuz kalıp Kerbela şehidi oldun.) Kıl şefa’at Arif’e ceddin Muhammed aşkına / Arsa-i mahşerde makbule’r-recasın ya Hüseyn. (Deden Hz. Peygamber aşkı için Arif’e şefaat et. Çünkü sen mahşer arsasında istekleri kabul edilen kimsesin ey Hüseyin.)