Tanıdığım Rasim Ozan Kütahyalı

Rasim Ozan Kütahyalı İzmir 60. Yıl Anadolu Lisesi’nden oğlumun sınıf arkadaşıdır. Kendisini o günlerden tanırım. Çocukluğundan itibaren hiperaktif ve çok konuşan biridir. Öyle ki bir gün birlikte iken, o kadar çok konuşmuş olmalı ki, eşim yarı şaka şöyle dedi: “Aman Ozan, biz dinlemekten yorulduk, sen konuşmaktan yorulmadın!”

R. Ozan’ın o günlerdeki özelliği çok kitap okumasıydı. Erken başlayan okuma merakıyla lise yıllarında Doğu ve Batı klasiklerini okudu. Türkiye’deki ve dünyadaki fikir hareketlerini yakından takip etti, öğrendi. Şu günlerde aleyhindeki linç girişimine katılııp, Rasim’in “cahil” olduğunu ileri sürenlere karşı diyecek laf bulamıyorum.

Tanıdığım R. Ozan özellikle liberal düşünce literatürünü yutmuş biridir. Öğrenciliği sırasında Liberal Parti Başkanı Besim Tibuk’un Ege’de bazı tanıtım toplantılarında afiş ve flama taşıyarak destek olduğunu hatırlarım.

TELEVİZYON

Sonraki yıllarda Rasim İstanbul’a taşındı, okumaya ve konuşmaya devam etti. İnternet ortamındaki yazılarıyla dikkat çekti. Önce az bir ücretle Taraf gazetesinde yazdı, daha sonra Turkuvaz grubuna geçti.

Bu arada televizyon programlarında görünmeye başladı. Pervasız, delişmen ve gürültücü üslubuyla, yeri geldiğinde bağırarak ve bütün vücuduyla konuşması alaka çekti. Bu tavrı reyting getirince aranan bir figür haline geldi ve para kazanmaya başladı. Geldiği yere tamamen kendi potansiyeli ile ulaştı.

Epey zamandır televizyon seyretmiyorum. Rasim’in hatırına arada bir baktığım kadarıyla, Beyaz Futbol bir gırgır ve geyik muhabbeti programıdır. Çok defa oradaki laubalilikler haddini aşar. Sonunda kabak Rasim’in başında patladı. Düşünmeden söylenmiş çirkin bir laf etti. Kendisi de belirtti “zevzeklik ettim, özür dilerim” dedi. Benim tanıdığım Rasim, bırakın hakareti, Boşnaklara büyük sempatisi olan, Aliya İzzetbegoviç hayranı biridir.

ŞÖHRETİN BEDELİ

Bu bahaneyle Rasim Ozan’ı bitirme ve linç etme furyası akıl alır gibi değil. Neredeyse bu genç adamı diri diri gömecekler. Akıl almaz iftira ve ithamlara şaşırıp kalıyorum. Evet, Rasim ataktır, deli doludur, vurduğu yerden toz kaldırır, şöhret belki onu biraz şımartmış olabilir. Okuyucularımdan Rasim’i sevmeyenler çoktur. Ama bu linç kampanyasını hak etmemiştir.

Daha önce ve şimdi, televizyon programına alkol alarak çıkmadığını bana yemin billah söyledi ve ben ona inandım.

Aslında bu gibi konulara girmek benim işim ve tarzım değildir. Ama yapılan korkunç iftira ve linç hareketi karşısında dayanamadım. Asıl üzücü olan, bu vesileyle şahit olduğumuz, basınımızdaki korkunç ahlak buhranıdır. Allah sonumuz hayretsin.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.