Berat

Kubbealtı Lugati‘nde “Berat” kelimesinin “borçtan aklanma belgesi”nden geldiği yazılıdır.

“Berat gecesi” veya kandili ise: “Kameri aylardan Şaban ayının 14. gününü 15. güne bağlayan af ve rahmet gecesi olarak tarif edilir.

Yunus Emre kelimeyi ilk anlamda kullanarak şöyle niyaz eder:

Bakma dünyanın varına, düşüp daim Hak yoluna/ Beratını sağ eline, alanlardan eyle bizi.”

KİTAPLARDAKİ BİLGİ

Berat gecesi Müslümanlarca kutsal sayılır, bu gecenin diğer gecelerden farklı bir şekilde geçirilmesi, bu gecede daha fazla ibadet edilmesi bir gelenektir.

Müjde yüklü bir hadis var: Allah bu gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der” buyurmuştur (İbn Mace, “İkame”, 191).

Bazı alimlere göre, kıblenin Kudüs‘teki Mescid-i Aksa’dan Mekke’deki Kabe istikametine çevrilmesi hicretin ikinci yılında Berat gecesinde gerçekleşti. Bu durum geceye ayrı bir önem kazandırır.

Berat gecesinin Kudüs’le bir başka bağlantısı şöyle: Bu geceye ait olmak üzere özel bir namaz kılma geleneğinin ilk defa 1056 yılında Kudüs’te Mescid-i Aksa’da başladığı ve zamanla yaygınlık kazandığı söylenir.

Berat gecesinde halka tatlı dağıtma geleneğinden söz edilir. Bunu ilk başlatan kişinin Selçuklu Veziri Fahrülmülk olduğu kaydedilir.

Kur’an’ın tamamının Berat gecesi levh-i mahfuzdan dünya semasına indiği, Kadir gecesinde de ayetlerin peyderpey inmeye başladığı şeklindeki bir görüş de yaygındır.

Bu gece dua etme vaktidir. Herkes her şekilde dua edebilir. Yüce Allah içtenlikle yapılan her duayı kabul eder. Dualarımıza şunları da ilave edebiliriz.

ARİF NİHAD’IN DUASI

Bayrak şairi Arif Nihat Asya (1904-1975) bir Berat gecesi belki de gözyaşlarıyla mısralara bir içli dua dökmüş. Suriye’yi, Filistin’i düşünerek bugün bizlerin de amin diyeceğimiz duanın bir bölümü şöyledir:

Bize hala eza eza geliyor/ Günler, aylar, devirler Allah’ım!/ Dönecek miydi harp meydanına/ Şehirler, Allah’ım!/ Yine tebşirler getirsin her yıl/ Berat’lar, Kadirler, Allah’ım!”

“Kara gündeysek ufka nurundan/ Doğsun artık fecirler Allah’ım!/ Rahmetinden dolup dolup taşsın/ Dışlar, içler kabirler Allah’ım!

Yine tebşirler getirsin her yıl/ Beratlar, Kadirler Allah’ım!”

HAMDİ YAZIR’IN DUASI

Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili adlı tefsirinin başında bir güzel duası var. Sanatlı nesrin (düz yazının) müstesna bir örneği olan o duayı bu Berat Gecesinde biz de hatırlayalım:

Hamdini sözüme sertac ettim/ Zikrini kalbime mi’rac ettim/ Biz yoktuk sen var ettin/Varlığından haberdar ettin/ Aşkınla gönlümüzü bi-karar ettin.

İnayetine sığındık, kapına geldik./ Hidayetine sığındık, lütfuna geldik/ Kulluk edemedik, affına geldik.

Şaşırtma bizi, doğruyu söylet/ Neş’eni duyur, hakikatı öğret/ Sen duyurmazsan biz duyamayız/ Sen söyletmezsen biz söyleyemeyiz/ Sen sevdirmezsen biz sevemeyiz.

Sevdir bize hep sevdiklerini/ Yerdir bize hep yerdiklerini/ Yar et bize erdirdiklerini.

Sevdin habibini, kainata sevdirdin/ Sevdin de hıl-at’i risaleti giydirdin/ Makam-ı İbrahim’den Makam-ı Mahmud’a erdirdin/ Server-i asfiya, Muhammed Mustafa kıldın.

*

Muhammed Mustafa Efendimizin şefaatini umarak, Berat Kandilinizi tebrik ederim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.