Allah’ın askerleri

Peygamber Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında geceleyin yanında Hz. Ebu Bekir olduğu halde Sevr mağarasına sığındı.
Müşrikler kendisini takip ediyorlardı.
Mağarada korku dolu anlar yaşadılar.
Tevbe suresinin 40. ayetinde bu durum şöyle anlatılır: “Hani onlar mağaradaydılar; arkadaşına “Tasalanma!
Allah bizimle beraberdir” diyordu.
Derken Allah ona kendi katından bir güven duygusu indirdi, sizin göremediğiniz askerlerle onu destekledi.”

SEKİNET

Bu ayetteki iki kavram dikkati çeker, ilki “güven duygusu”dur. Kur’an’da “sekinet” diye geçer. Mekke yönetimi, şehirden kaçan Hz. Peygamber’i ve arkadaşı Ebû Bekir’i ölü veya diri yakalayıp getirene 100 deve ödül verileceğini duyurdu. Onlar Sevr mağarasına sığınmışlardı. Hz. Peygamber’i aramaya çıkan bir grup mağaranın yakınına kadar gelmişlerdi; konuşmaları içeriden duyuluyordu ve ayakları görülüyordu. Eğilip baksalar belki kendilerini göreceklerdi. İşte bu sırada, Hz. Ebû Bekir “Ya Resulallah yaklaştılar, bizi görecekler!” dedi. Hz. Peygamber “Üzülme, Allah bizimle beraberdir.
Düşünsene, iki yoldaş ki Allah onların üçüncüsüdür, artık endişe edilir mi?” diye cevap verdi. Böylece Hz. Ebu Bekir sâkinleşti (sekinet).

Sekinet konusunda başka ayetler de vardır. Bunlarda Allah’ın Resûl-i Ekrem ile müminlerin üzerine ya da kalplerine huzur indirdiği belirtilir. Sekinet, şiddetli üzüntü veya korkudan sonra melekler vasıtasıyla veya başka yollarla kalplerin sükûn, huzur ve itminan bulması demek oluyor. Bir başka ifadeyle “sekinet” kulun kalbine inen ve onun korku ve endişelerini yenmesini sağlayan bir nur olarak açıklanmıştır. Buna içte doğan huzur ve güven duygusu da denebilir.

MANEVİ ORDULAR

Ayette geçen ikinci kavram “cünud” yani “askerler, ordular” ifadesidir.
Kur’an’da “sizin görmediğiniz askerler”, “Allah’ın askerleri / orduları” şeklinde yer alır. Buna dair birçok yorumlar yapılmıştır. Mesela melekler, rüzgar, içe doğan olumlu duygular, ebabil kuşları, sivrisinek her türlü tabiat olayı Allah’ın askeri sayılır. Gerektiğinde Allah onları bir amaç için görevlendirebilir.

İslam tarihi kaynaklarında, Hicret sırasında Peygamber Efendimizi ve arkadaşını perdelemek üzere; Sevr mağarasının girişine bir örümceğin ağ örmüş olduğu ve oradaki bodur bir ağacın dalları arasında da bir güvercinin yuva yapıp yumurta bırakmış bulunduğu, bunun da müşriklerin Hz.
Peygamber ve Ebu Bekir’in mağarada olabilecekleri ihtimali üzerinde düşünmelerini engellediği kaydedilir.
Bu rivayetlerin doğruluğunu tartışanlar varsa da, Kur’an’da kesin olarak ifade edilen ilâhî yardımın zihinlerde canlandırılmasını sağladığı da bir gerçektir.

Allah’ın askerlerinin desteğine erebilmek için, buna layık olmak gerekir.
Durup dururken manevi yardım gelmez.
Kur’an bilgilerinden hareketle Hz.
Mevlana şunları yazar:
Yerin ve göğün bütün zerreleri imtihan sırasında Hakk’ın askeri olur.
Rüzgarı gördün mü Ad kavmine ne yaptı? Suyu gördün mü Nuh tufanında ne etti? Ebabil kuşları fillere neler yaptı? Sivrisinek Nemrud’un başını yedi. Göze ‘ona sıkıntı ver’ dese, göz ağrısı senin canını okur. Dişe ‘bir zorluk göster’ dese, bir bakarsın dişin yüzünden kulağın çekilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*