Canlanan tarih ve kültür

Zengin bir tarih ve kültür geçmişimiz var. Bunların bir kısmı mimari yapı şeklinde. Çoğu zamanın tahribine uğramış. Şehirlerimizde yeni semtler revaç bulunca, eserler eski semtlerde kaldı.
Her eski kötü değildir. Bakımla, onarımla tekrar canlandırılabilir. İyi bir proje uygulanırsa bir mücevher gibi ortaya çıkar, bulunduğu yere büyük değer katar.
Betonarme, tek tip, kibrit kutusu gibi üst üste yığılı modern yapı biçiminden gözlerimiz yoruldu. Yer yer karşılaştığımız eski bir yapıyı, bir kubbe veya kemeri görünce huzur buluruz, seyrederken dinleniriz.
Bu bakımdan şanslı şehirler var. Başta İstanbul daha sonra Bursa, Konya, Kayseri. Çocukluğumda önünden geçerken harap kubbeli, yıkık duvarlı, yabani otlar arasında kaderine terk edilmiş tarihi yapılar görürdüm.
İlgisizlik, terk edilmişlik yapıları öldürür. Oralar evsiz barksızların, tinercilerin yuvası olur. Yanından ürkerek geçersiniz. Son senelerde bu yapılara el atıldı. Bahsettiğim şehirlerde çok güzel örnekler görülür. Restorasyondan sonra hayranlıkla seyretmemek mümkün değil.
Etrafı temizlenen, çevre düzenlemesi yapılan, küçük bir yeşil alanla kuşatılan bu yapılar şehre bir anlam ve güzellik katarlar. Cami ise ibadete açılır. Türbe ise gelip geçen dua eder, orada yatan kimse hakkında bilgi edinir. Tarihi ve kültürüyle bağ kurar.
Yapı bir hamam veya medrese ise sergi salonu yapılır, başka kültür çalışmalarına mekan olur. Bursa’da olduğu gibi lokanta olarak kullanılır. Tarihi bir mekan içierisinde kısmen yerel yemeklerin sunulduğu böyle bir yerde karın doyarken gönüller de payını alır.

BURSA
Bursa, Osmanlı’yı kuran, ona 130 yıl başkentlik yapan bir şehir. Dolayısıyla birçok tarihi esere sahip. Bu eserlerin ayağa kaldırılmasında, restore edilmesinde Bursa belediyelerinin çok büyük gayretleri var.
Geçen hafta Bursa’da idim. Anlatmak istediğim konularda Bursa çok başarılı. Yerel yönetimler Vakıflar Genel Müdürlüğü ile işbirliği yapmış, pek çok tarihi esere yeniden hayat vermişler.
Bunlardan biri de Üftade tekke ve camisi. Uludağ’ın eteklerinde bir yamaçta. 16. yüzyıldan kalma. Aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmiş. Ahşap işçiliği şahane. Bulunduğu yamaçla uyum içinde. Gözü dinlendiriyor. Tekke eşyalarından oluşan bir de müze yapılmış. Bursa Büyükşehir Belediyesi, çevresinde istimlak yapmış, yolları genişletmiş. Bunun için 4 milyon TL harcanmış.

İZMİR
İmrenmemek mümkün değil. İzmir bu bakımdan belki o kadar zengin sayılmaz. Birkaç yapı restore edildi. Daha ilgi bekleyenler var.
İzmir Emir Sultan Külliyesi’nde basit bir restorasyon yapıldı. Ama oradaki tekke binasının nasıl kullanılacağı hala belli değil. Araştırma merkezi için Katip Çelebi Üniversitesi’ne verilmesini teklif etmiştim.
İzmir Mevlevihanesi’nin yeri belli. Orada belediyeye ait küçük bir arsa da var. İki senedir yazıp çiziyorum, bir himmet eli uzanmadı. Pek ala bir Mevlevi kültür araştırmaları merkezi yapılabilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*