Denizli’de tabiat ve tarih

Hafta sonu Denizli’deydim. Yol boyunca tabiat alabildiğine canlı. Yağışlı geçen ilkbahar, bütün güzelliğini sergiliyor. Karacaoğlan’ın diliyle: “Yağmur yağar mor sümbüller bitirir/Yel estikçe kokuların getirir/Sarı çiçek sarvan kurmuş oturur/Karışmış güllere çimenin dağlar”
Aydın-Denizli bölünmüş yolu tamamlanmış, asfalt kaymak gibi. Yolun iki tarafı yeşilin bütün tonlarıyla capcanlı. Yer yer bakımlı seralar var. Denizli’ye yaklaşıyoruz. Sağ ilerimizdeki sıra dağların tepeleri yer yer kar kaplı.
Denizli gelişen ve büyüyen yeni Türkiye’nin simge şehirlerinden biri. Şehre yaklaşırken tarım yerini sanayie ve çeşitli iş merkezlerine bırakıyor. Reklam tabelaları yarış halinde. Yolun ortasında sağlıklı fidanlar, renk renk çiçekler göz okşuyor.

DİNAMİK ŞEHİR
Denizli kabına sığamayan bir belde, Büyükşehir oluyor. Ortasından işlek Antalya yolu geçtiği için trafik sorunu var. Bunu önlemek amacıyla çok modern ve şık dört-beş tane alt geçit yapıldı.
Denizli, başarılı ve becerikli yöneticilere sahip olmak bakımından şanslı bir şehir. Oğuz Kağan Köksal, Recep Yazıcıoğlu gibi valiler, Nihat Zeybekci gibi belediye başkanlarının şehrin gelişmesine önemli katkıları oldu.
Büyüyen ve gelişen Denizli yeşil alan ve park zengini şehirlerimizden biri. Benim gidip geldiğim semtin civarındaki Çamlık, harika bir mesire yeri ve piknik alanıdır.
İncilipınar Parkı yamaç bir arazide kurulmuş geniş bir gezinti yeri. Başlangıçta küçük olan park mevcut çukurluklar ıslah edilerek yanındaki ağaçlık araziyle birleştirildi. Ortasındaki tabii akarsu için sun’i şelalecikler yapıldı. Ortaya geniş bir havuz inşa edildi. Küçük derecikler ve göletlerden oluşan bir su zenginliği, parka ayrı bir güzellik ve değer kattı.

ÇİÇEK SERGİSİ

Park, Nisan ayının çiçekleriyle bir cennet bahçesine dönmüş. Rengarenk menekşeler, beyaz sümbüller ve adını bilmediğim çeşitli çiçekler. Nisan’da çiçeklerin şahı lale olmalı. Son yıllarda İstanbul’un bütün parklarını ve yeşil alanlarını süsleyen laleler göz ve gönül okşuyordu. Belki de İstanbul’dan esinlenen başka şehirlerde de laleler görülmeye başladı.
İncilipınar Parkı da canlı bir lale sergisine dönmüş. Kırmızı, sarı, mor rengin bütün tonlarıyla ve ebruli türleriyle laleler adeta ışık saçıyor. Zemindeki rengarenk menekşelerle renk ve teravet yarışına girmiş gibiler.
İncilipınar parkında şehrin bilinçli yöneticileri tarihi de ihmal etmemiş. Tarihteki Türk devletlerinin kurucularının yan yana büstleri konmuş. Kültigin’den başlayıp Atatürk’te son bulan 18 adet büst var. Usta elinden çıkmış mütevazı fakat göz okşayan eserler. Ardından Denizli tarihinde yeri olan kişilerin maskları. Server Gazi, İnanç Bey, Ahi Sinan, Ahi Duman vb.
Bir başka bölümde Osmanlı, Çanakkale, Milli Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi Şehitliği panoları yapılmış. Denizli’nin çeşitli ilçelerine ait şehitlerin isimleri mermere yazılmış. Yaptıranlara ve yapanlara binlerce teşekkür.
Park yapmak kadar sürekli bakım ve temizlik de önemlidir. Bu defa gördüğüm parkların bakımı ihmal edilmiş.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*