Dijital ortamda ilim ve fikir adamları

İki yıl süren pandemi / salgın döneminde sosyal ve kişisel hayatlarda bir takım değişiklik ve yenilikler oldu.
Sempozyumlar, paneller, konferanslar, sohbet toplantıları topluca icra edilemeyince başka seçenekler ortaya çıktı.
Zoom ve benzeri uygulamalarla, internet üzerinden ortak kültür faaliyetlerinin bir şekilde devam etmesi sağlandı. Bu dijital faaliyetler gittikçe yaygınlaştı.

Toplantı yasakları kalkmış olmasına rağmen Zoom üzerinden yapılan kültür etkinlikleri halen devam ediyor. Çünkü burada büyük kolaylık ve imkan söz konusu. Evimizde, oturduğumuz yerde uzaklardaki, başka ülkelerdeki dostlarla ekran üzerinden de olsa görüşmek, sunumları dinlemek mükün oluyor.

Ayrıca bu tür programların birçoğunun kayıtları Youtube’a konduğu için daha sonra seyretmek ve dinlemek imkan dahilinde. Youtube’da bu tür kayıtları ararken başka birçok konuşmalara rastlanabiliyor. Ben bunlardan bazılarının tiryakisi oldum.

KİMLER VAR

İlber Ortaylı ve Savaş Barçkın’ın konuşmalarından çok kimsenin haberdar olduğunu sanıyorum. Bunların dışında Ayşe Böhürler’in her hafta sunduğu “Türk Kahvesi” programının iyi bir arşivi var.
Mesela ekranlarda pek görmediğimiz Prof. Mustafa Tahralı Hoca’nın burada çok verimli bir sohbeti yayımlandı. Hocanın Fransa’daki doktora macerası ve René Guénon (Abdülvahid Yahya) hakkındaki çalışmaları benim dikkatimi çekti. Prof. Tahsin Görgün’ün ufuk açıcı görüşleri var.

Vav TV kayıtlarında çeşitli kimselerin ilgi çekici hayat hikayelerini kendi ağızlarından dinlemek mümkün.

Gene Youtube’da yer alan Mühendis Prof. Sadeddin Ökten’in şehir, medeniyet, İstanbul hayatı ve tasavvuf kültürümüz hakkındaki tatlı sohbetleri, tiryakisi olunacak kadar zevkli ve başarılı.

Prof. Mustafa Fayda’nın Siyer ve İslam Tarihi sohbetleri bilgi, iman ve aşk yüklü, esprileri ve dokundurmalarıyla kolay dinlenen konuşmalar.

Mustafa Kara’nın tasavvuf sohbetleri, teorik bilgilerle sınırlı olmayıp hayata karışmış ve insana bizzat dokunan, dolayısıyla dinleyciyi sarsan, etkileyen bir özellik taşır.

İsmail Kara ayrı bir derya. Son iki asırlık dini düşünce maceramız, fikir ve sanat hareketlerimiz; eksiklerimiz, zaaflarımız ve başarılarımız onun konuşmalarında karşımıza çıkar. Meraklıları, cilt cilt kitaplarına da ulaşma ihtiyacı duyar.

ALİ BİRİNCİ

Son olarak Prof. Ali Birinci’den söz edeceğim. Evvelce birkaç toplantıda beraber olmuştuk. Kendisi ciddi, titiz çalışan iyi bir tarihçimizdir. Son defa Türk Kahvesi’ndeki programının kaydını seyrettim.
Takdir duygularım bir kat daha arttı.
Şiir hafızasına, edebi kültürüne, musiki ilgisine hayran oldum. Başka konuşma kayıtlarını da dinledim. Bu kadar değerli bir ilim ve fikir adamımız olduğu için iftihar ettim. Kitaplarını edinip okumaya karar verdim.

Şiir dostu olan Ali Birinci’den: Hayat en güzel şiirdir. Ne mutlu kalbini, o şiirin sesini duyacak kadar tezkiye edenlere, kemale erdirenlere. Ve Birinci’nin naklettiği bir dörtlük:

“Kimi mevtasına kefen biçmiyor/ Kimi helal rızık yiyip içmiyor/ Kelb iken kelb (köpek) yavrusundan geçmiyor / Hak Seyrani’sinden geçer mi bilmem.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.