Göçler ve göçmenler

Bizim için Orta Asya ata yurdu, Türkiye ana vatandır. Atalarımız Asya’dan göçüp geldi. Bu toprakları, Anadolu’yu bin yılda ana vatan yaptı. Öyle ki, bulunduğu yerde zulüm gören, başı sıkışan on binlerce soydaş ve dindaşımız ana vatan olarak Türkiye’ye koşup geldi.
Sadece Türkler mi? Hayır.
1492’de İspanya’dan kovulan Yahudiler de göçüp bize sığındı.
En son Suriyeli sığınmacılara kucak açtık.
Göçmek, göçe mecbur kalmak zor ve zahmetlidir. Kafkaslar’dan, Kırım’dan, Balkanlar’dan milyonlarca göç aldık.
Göçenlerin pek çoğu malını mülkünü bırakarak bir kuru canlarıyla geldi. Türkiye’yi ana vatan bilip sadık vatandaş oldular.

ÇEKİLEN ACILAR

En acılı göçler 93 Harbi denen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşlarından sonraki Balkan göçleridir. O sıralarda İstanbul perişan göçmenlerin sığınağı oldu. Bu acıklı Balkan göçlerinin yeterince romanı yazılmadı, sineması yapılmadı.
Refik Halit Karay’ın “Göz Yaşı” hikayesini ağlamadan okumak mümkün değildir.
Samiha Ayverdi “Kuyu” adlı yazısında ise gerçek bir olayı anlatır.
Göç sırasında korku ve telaş içinde, genç bir kadının yanlışlıkla 40 günlük bebeğini kuyuya attığını ve sonrasını yazar (Ayverdi, Hatıralarla Başbaşa).
Toplu göçlerden biri de Türkiye ile Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesidir. 1923- 1924 yıllarında mübadele ile 500 bin insan geldi.
Kendi toprağından ayrılmak, yeni bir muhite yerleşmek çok zordur. Özellikle toplu göçlerde yerli halk uzun süre yeni gelenleri yadırgar. Sosyolojiye konu olacak önemli meseleler ortaya çıkar.

SEMPOZYUM KONULARI

İzmir, Balkan göçmenlerinin en yoğun olduğu şehirlerimizin başında gelir. Buradan hareketle olsa gerek, İzmir Büyükşehir Belediyesi “İzmir Göç ve Mübadele” adlı uluslararası bir sempozyum düzenledi. Kültürpark İzmir Sanat’taki sempozyum dün başladı, bugün de devam ediyor.
Dünkü oturumlarda İzmir’de göçlerle değişen yerleşim düzeni ve yaşam, Mübadele öncesi İzmir Rum toplumu, Bulgaristan’dan Anadolu’ya yapılan göçler, Çeşme Ildırı’ya gelen mübadiller, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e yapılan göçler ve etkileri gibi konular ele alındı.
Bugünkü bildirilerden bazıları şöyle:
Mübadele mutfağı, Sefarad şarkıları, Türk romanında nüfus mübadelesi, Türkiye’de göç ve mübadele araştırmalarında yöntem ve yaklaşım sorunu, 19. Yüzyılda İzmir’de Yahudi göçmenler.
Tanıdıklarımdan Ünal Şenel gene bugün “Balkan Ülkelerinden İzmir’e göç eden şair ve yazarlar”, Hasan Mert “Göçlerin ardında kalanlar” adlı tebliğleri sunacak. Eren Akçiçek ise “Kültürlerin miras taşıyıcıları” adlı son ve özel oturumda konuşacak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.