Menemen’de Esad Erbili Türbesi

Nakşi-Halidi tarikatinin İstanbul’daki 4 kolundan biri olan Kelami Dergahı’nın şeyhi M. Esad Erbili (1847-1931) Musul Erbil doğumlu olup zamanındaki medrese ilimlerini ve tasavvufu iyi bilen biridir.

Etkili ve nüfuzlu bir zat olan Esad Efendi Meclis-i Meşayıh üyeliğinde bulundu. Meclis-i Meşayıh, Tanzimattan sonra tesis edilen ve bütün tarikatlerin bağlı olduğu bir üst kurul idi. Bir ara bu kurumun başkanlığını da yaptı. İstanbul Şehremini’nindeki Kelami Dergahı’nın şeyhliğine tayin edildi ve irşad faaliyetinde bulundu.

Kelami Dergahı şeyhi olduktan sonra daha geniş bir çevreye hitap etme imkanı buldu. Bu mekanı genişleterek yeniden inşa etti. Tasavvufla ilgili dernek kurdu ve dergi çıkardı. Padişah Sultan Reşad’ın sevgisini kazanmıştı, “surre emini” olarak hacca gönderildi. Surre, hac münasebetiyle Osmanlı padişahlarının her yıl Haremeyn’e (Mekke ve Medine’ye) gönderdiği para ve kıymetli hediyeler demektir.

Kenzü’l-irfan, Mektubat, Risale-i Es’adiyye, Tevhid Risalesi Tercümesi isimli eserleri ve basılmış Divan’ı vardır.

Esad Erbili irşad faaliyetine tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar devam etti. Bu tarihten kısa bir süre önce Kelami Dergahı’nda iki hafta misafir olarak kalan Danimarkalı psikolog Carl Vett’in hatıraları, Esad Efendi’nin çevresini ve tekke ortamını yansıtması bakımından önemlidir. Dergahına yerli yabancı birçok meşhur kimsenin devam ettiği, sorular sorup cevabını aldığı anlaşılıyor. Mehmed Ali Ayni, Ferid Kam gibi devrin fikir adamlarının bunlar arasındadır.

İDAMA MAHKUM EDİLDİ

Tekkeler kapatıldıktan sonra inzivaya çekildiği Erenköy’deki evinde sürekli polis gözetimi altında tutuldu. Memlekette esmekte olan celal rüzgarları sonucu, Menemen olayı (Aralık 1930) ile ilgisi olduğu iddia edilerek Menemen’e götürülüp yargılandı. Hakkında verilen idam cezası yaşlılığı sebebiyle müebbet hapse çevrildi. Esad Efendi askeri hastanede tedavi görürken 3- 4 Mart 1931 gecesi vefat etti. Cenazesi resmi makamlar tarafından Menemen’de defnedildi.

İstanbul, Anadolu ve Balkanlar’da binlerce mensubu bulunan ve çok sayıda kişiye hilafet veren Es’ad Efendi’nin yolu, en yaygın olarak halifelerinden. Mahmut Sami Ramazanoğlu (ö. 1984) tarafından sürdürüldü.

TÜRBESİ

Esad Erbili’nin kabri Menemen’de eskiden cezaevi avlusu olan yerdeydi ve belli değildi. Mezar bir şekilde belirlendi ve o yer, 1950’li yıllarda arsa olarak satışa çıkarılınca, sevenleri tarafından satın alınarak, Esad Efendi’nin kabrini içine alacak şekilde Safa Camisi yapıldı.

Kabrin yeri caminin girişinde sağ tarafta kütüphane odasındaki masanın altında idi ve sadece bilenlerce çekinerek ziyaret edilirdi. Nihayet 2017 yılında burası yeniden düzenlendi. Zarif bir sanduka ve etrafında şık bir madeni şebeke yapıldı. Açıkça isminin yazılı olduğu bir türbe hüviyeti kazandı.

1931’de apar topar İstanbul’dan getirilip oğluyla birlikte idamına hükmedilen Esad Erbili’nin cenazesi ailesine bile verilmeyip gizlice gömülmüştü. Kaderin cilvesine bakın ki; 86 yıl sonra, Menemen Kazım Paşa mahallesinde Safa Camisi girişindeki türbesi ziyaretçilerin uğrak yeri haline gelerek, bu ilçeye ayrı bir değer katmış oldu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.