Ohri’de sempozyum

Manisa’da bir kültür ve irfan kuruluşu var: Genç Tasavvufçuları Destekleme ve Geliştirme Derneği.
Onursal başkanı Hasan Şükrü Yayıntaş beyefendi, başkanı Sühendan Erdin. Geçen mayısta Manisa’da bir sempozyum düzenlediler:
Bakü’den Balkanlara Halvetilik-I. Bu yıl ikincisi Makedonya’nın Ohri şehrinde 30 Nisan Cumartesi günü yapılıyor.
Yeri: Metropol Lake Resort Oteli.
Sempozyumda sunulacak bildirilerden birkaçının başlığı şöyle:
Manevi Eğitim Metodu Olarak Halvet, Osmanlı Döneminde Sarayda Halvetiye Tarikati’nin Yeri ve Önemi, Pir Mehmed Hayati ve Hayatilik, Hayati Halveti Asitanesi’nde Okunan İlahiler, Ohri’deki Halveti Hayati Dergahı ve Mehmet Zekeriya Efendi’nin İlahi Mecmuası, Struga Hayati Halveti Tekkesi Tarihi, Halvetilik’te Tarikat Kıiyafetleri ve Sembolik Anlamları, Samiha Ayverdi, Yavuz Bülent Bakiler ve Haluk Dursun’un Gezi Yazılarında Balkanlar’daki Türbe ve Dergahlar.

Ohri Üsküp’ün 175 km güneybatısında Ohri gölünün kıyısında yer alan şirin bir beldedir.
1385’te Osmanlı hakimiyetine girdi ve bir sancak merkezi haline getirildi. Ohri’deki Osmanlı hakimiyeti 1912’de sona erdi. II.
Dünya Savaşı’ndan ve özellikle 1956’dan sonra Türk nüfusun büyük bir kısmı Türkiye’ye göç etti.
Ohri hakkında en geniş bilgi 1670’te şehri ziyaret eden Evliya Çelebi tarafından verilir. O sırada Ohri’nin 17 mahallesi olup onu Müslüman yedisi gayri Müslimlere aittir. Tefsir ve hadis okutulan medreseleri vardır. Evliya Çelebi Ohri gölünün balıklarını, çeşitli güzelliklerini, Struga’yı uzun uzun anlatır (c.8).
17. yüzyılın ikinci yarısında Halvetiyye şeyhi Mehmed Hayati, Ohri’de ilk Halveti Tekkesi’ni kurdu. Makedonya’daki Halvetiler için bu tekke, bitişiğindeki Tekke Camii ile beraber günümüze kadar büyük bir önem arzetti. 1997’de Ohri’de birkaç gün geçirmiştim. Hayati Baba Tekkesi’nde büyükçe bir hatıra defteri vardı, ilk sayfasında burayı ziyareti sırasında Turgut Özal’ın yazdığı cümleler yer alıyordu.

Sempozyumda benim sunacağım tebliğin adı: Halvetiye’den Üsküplü Bir Hanımın Rüya Mektupları.
“Asiye Hatun’un Rüya Mektupları” adlı bir kitapçık var (hazırlayan:
Cemal Kafadar). Bu kitapta yazılanlar hakkında bir değerlendirme yaptım. Asiye Hanım Üsküplü, Halveti tarikatine mensup kültürlü bir hanımefendidir.
Seyrü sülukü yani tasavvufi eğitimi sırasında gördüğü rüyaları mürşidine mektupla bildirmiş ve cevaplarını almıştır. Mektuplar 1641-1643 senelerine aittir.
Tebliğde bu vesileyle, 17. asırda Üsküp’teki ilmi ve tasavvufi hayatın zenginliği, din bilgini bir babanın kızı olan Asiye Hatun’un iyi bir eğitim aldığı, bir hanım olarak kendini rahatça ifade ettiği, rüyanın önemi ve tasavvuf eğitiminde mektupla irşadın yeri gibi konulara değinilecektir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*