A A A

Yıkılıp yeniden yapılan bir güzel insan

Geçen hafta bir değerli insanı kaybettik.
Eğitimci ve yazar Kemal Yurdakul Aren (1936-2022) Hakk’a yürüdü. Kendisi bir Ege çocuğu.
Küçüklüğü ve ilk gençliği İzmir, Akhisar ve Manisa’da geçti. Turgutlu Lisesi’nde uzun yıllar Türkçe öğretmenliği yaptı. Ardından bu görevine İzmir’de devam etti. Emeklilikten sonraki günlerini İstanbul’da öğretmenlik ve yazarlıkla geçirdi. Nihayet 21 Aralık günü, 86 yaşında ruhunu teslim etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’nda sırlandı.

Kimdi Kemal Y. Aren? Onu anlatmaya bu köşe yetmez. Her şeyden önce güzel bir insan, iyi bir aile reisi, vefalı bir dost ve başarılı bir eğitimciydi. O sıradan bir Türkçe hocası değildir; teknik bilgiler yanında yetenekli öğrencileri hayata kazandıran, onları manen de eğiten, dilimiz, tarihimiz ve milli kültürümüzle besleyen biriydi.

HAYAT HİKAYESİNDEN İZLER

İzmir’de iken sık sık görüşürdük. İnsana güven ve huzur veren, mütevazı, sıcacık, sarıp sarmalayan bir güzel insandı. İyi bir yazardı. Kolay okunan, sohbet üslubunda, akıcı bir dili vardı. Çaybaşından Manisa’ya ve Cennetin Kapısındaki Kuzu adlı kitaplarında hayat hikayesinden izler vardır. Ayrıca Anneler Uyanın, Samiha Ayverdi’nin Eserlerinde Ahlak, Güzel İnsanlar Kasabası Turgutlu ve Cennettekiler adlı kitapları basıldı.
Kubbealtı’nın yayımladığı Mektuplar-6 kitabı Samiha Ayverdi ile yazarımızın mektuplaşmalarına ait bir kitaptır.

Kemal Aren’in babası bir küçük memurdu. Çocukluk ve ilk gençliği Türkiye’nin yokluk yıllarında geçti. Liseyi Manisa’da zor şartlar altında okudu.
İstanbul’da Askeri Tıbbiye’ye kaydoldu.
Gündüz İstanbul Tıp Fakültesi’ne devam ediyor, akşamları Milli Savunma’ya ait, askeri disipline tabi binada kalıyordu.
Böylece geçim derdi hallolmuştu.

MANEVİ HİMAYE

Kemal Y. Aren’in romanlara konu olacak bir hayat hikayesi var. Orta öğretimde başarılı, Manisa Lisesi’nde çok iyi hocalardan ders görüp Fen bölümünden mezun olan genç Yurdakul, nedense Tıbbiye’de işi gevşetir, ders çalışmaz, sınavları veremez ve 3-4 senenin sonunda okuldan atılır.

Fakat bu arada Yurdakul’un bir şansı vardır. Liseden hocası olan Nazik Erik’in uzaktan takibi sonucu, arkadaşı Özcan Ergiydiren kendisini mütefekkir yazar Samiha Ayverdi ile tanıştırmıştı.
Onu ilk görünce adeta çarpılır. Zaman zaman ziyaretine gider.

Askeri Tıbbiye’den atılınca işsiz güçsüz, beş parasız, dımdızlak ortada kalmıştır. Bu kötümserlikle ayakları onu Sarayburnu’na sürükler, intihar etmeyi düşünmektedir. Anlaşılan Samiha Hanım’ın manevi himayesi onu korumuştur. Ümitsizce dolaşırken kendisini çağıran Ayverdi’nin huzuruna çıkar. “Nasip böyleymiş evlatcığım, olanda hayır vardır” diyerek şefkatli sözlerle onu teselli eder.

Yine Ayverdi’nin tavsiyesiyle Milli Eğitim’in açtığı dışarıdan bitirme sınavlarına girer, kazanır, Türkçe öğretmeni olarak Turgutlu’ya atanır.

İyi ki de öyle olmuş. Böylece eğitim camiamız çok değerli bir Türkçe öğretmeni kazanmış olur. Bu olay; yıkılmış, herşeyden ümidini kesmiş bir gencin, bir maneviyat rehberi eliyle hayata tutunmasının tipik bir örneğidir.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Eşi Güngör Hanım’a, kızı öğretmen Aliye’ye, oğlu Prof. Selim Aren’e ve sevenlerine sabırlar dilerim.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*


dil öğrenme programı
ingilizce öğrenme programları