LİMNİ’DE BİR TÜRK VELİSİ

İzmir’deki Mısri Dergahından bahsederken söz Niyazi Mısri’ye geldi. Niyazi de biz Limni’ye götürdü.

Limni Adası, İstanbul’un fethinden hemen sonra Osmanlı hakimiyetine girdi. Lozan Antlaşmasıyla Yunanistan’a bırakıldı. Stratejik bakımdan önemli olan bu adada büyük bir Türk velisi yatmaktadır: Niyazi Mısri.

İLİM VE TASAVVUF

Niyazi Mısri Malatya’da doğdu. Yirmi yaşına kadar dini ilimleri öğrendi. Medreseden mezun olunca vaazlar vermeye başladı ve büyük ilgi gördü. Küçüklüğünden beri tasavvufa ilgi duyardı. Önce Malatya’da bir Halveti şeyhine intisab etti. Uzun bir seyahate çıktı. Diyarbakır, Bağdad ve Kerbela yoluyla Mısır’a vardı. Burada üç sene kaldı. Hem tasavvufi eğitimine, hem de el-Ezher’de öğrenimine devam etti. Kendisine “Mısri” denmesi Mısır’daki bu döneminden dolayıdır. İstanbul’a döndü. Bir müddet irşadla meşgul oldu.

Elmalılı Ümmi Sinan’la tanıştı ve bütün varlığı ile ona bağlandı. Hareketli bir kimseydi, çeşitli yerleri dolaştıktan sonra, şeyhinin vefatını müteakip Bursa’da yerleşti. Halvetiye’nin Mısrıyye kolu onun adıyla anıldı ve günümüze kadar sürüp geldi.

SÜRGÜN HAYATI

Niyazi, etkili konuşmaları ve geniş çevresi dolayısıyla yönetimin ve iktidar sahiplerinin dikkatini çekti. Bu sebeple hem büyük ilgiye mazhar oldu, hem de çok sıkıntılar yaşadı. Mesela Sultan IV. Mehmed Lehistan seferine çıkmadan önce Niyazi Mısri’yi ordunun maneviyatını yükseltmek amacıyla İstanbul’a çağırdı. O da bu davete uyup orduyla birlikte sefere katıldı. Onun sevenleri kadar sevmeyenleri de vardı. Hakkındaki bir iftira sonucu dervişleriyle birlikte Bursa’ya döndü. Dedikodular, sosyal huzursuzluklar peşini bırakmadı. Bu arada 1673’te Rodos adasına sürüldü. İlgi çekicidir, onu Rodos’a götüren resmi görevlilerin başı olan Azbi, daha sonra en sadık müridleri arasında yer aldı. Mısri afla geri döndü.

Niyazi Mısri’nin çalkantılı bir hayat südü. Kısmen fikirlerini pervasızca söylemesi, kısmen de dedikodu ortamının güçlü olması sebebiyle, iki defa Limni adasına sürgüne gönderildi. 1694’te orada vefat etti. Niyazi Mısri’nin türbesini üzerinde taşıyan Limni Adası, stratejik açıdan olduğu kadar maneviyat ve kültür tarihimiz bakımından da önemlidir.

Son yıllarda N. Mısri’nin hatırasını canlandırmak için Limni’ye gidenlerimiz çoğaldı. Malatya Belediyesinin öncülüğüyle, türbesi onarılma yolundadır.

BURSALI BİR MISRİ

Bursa’daki Mısri Dergahını Niyazi Mısri kurdu. Buranın son postnişini Mehmed Şemseddin’dir (1866-1936). Birçok eserleri vardır. Limni’deki Niyazi Mısri tekke ve türbesini ziyaret amacıyla yedi defa adaya gidip geldi. Bu ve başka seyahatlerini anlattığı kitabı, Dildar-ı Şemsi adıyla yayımlandı.

M. Şemseddin’in kardeşi Urla’da görevliydi, onu ziyaret için iki defa Urla’ya geldi. İzmir’ ait de kısa bilgiler verir. İzmir’de karşılaştığı tasavvuf büyüklerinin isimlerini yazar. Bunların çoğu Mısri ve Rifai şeyhleridir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.