Buhara’dan gelen kılıç

Üzerinde yaşadığımız ülke, uzun mücadelelerden sonra vatanımız oldu.
Bu kutsal topraklar, 1919 Mayısında Avrupa destekli Yunan ordusunun işgaline uğradı. 9 Eylül 1922’ye kadar üç yıldan fazla esaret yaşadı.
Bu olay bütün Türk dünyasını yaraladı.
İşgal İzmir’le başlamıştı ve İzmir’de son bulacaktı.
Bu uğurda Anadolu Türklüğü canla başla çalışırken, başka Müslüman ve Türklerin de katkıları oldu.
Senelerce süren savaşlar sonucu yoksul düşmüştük.
Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’na maddi destek için uygun yerlere mektuplar gönderdi. Bu talep Rusya’ya da gitti. İktidarda Lenin vardı.
Türkiye’ye yardım konusunda tereddütlü idi. O sırada Rusya’ya bağlı Buhara Cumhuriyeti imdada yetişti ve onların sağladığı altınlardan bir kısmı Rusya kanalıyla Türkiye’ye geldi ve çok işe yaradı.
***
Buhara Orta Asya Türklüğü’nün önemli bir merkezidir. Türkiye ile din ve milliyet bağları her zaman güçlüdür.
Sakarya zaferinden sonra tebrik için Buhara’dan bir heyet gelir. Destek mesajlarıyla birlikte, bir Kur’an-ı Kerim, üç tane de değerli kılıç getirirler. Kılıçlar zaferin, Kur’an ise aramızdaki din bağının simgesidir.
Mustafa Kemal hediyeleri Büyük Millet Meclisi adına kabul etti.
Gelen heyete hoş geldin konuşması sırasında şöyle dedi:
“Bu emanetleri alırken kalbim heyecanla dolu. Dindaş ve karındaş Buhara halkının arzusunu yerine getirerek bu kutsal kitabı millete; ve değerli kılıcı da İzmir fatihine teslim edeceğim. Allah’ın inayeti ile İnönü ve Sakarya zaferini kazanan ordumuz, inşallah pek yakında bu kılıcı da kazanmış olacaktır.
***
Gelen heyet üç kılıçtan birini M. Kemal’e, ikincisini Garp cephesi Kumandanı İsmet Paşa’ya vermek için getirmişti.
Üçüncü kılıcın ise Türk ordusuna armağan olarak getirildiğini ve bunun İzmir’e ilk girecek “İzmir Fatihi”ne verilmesini özellikle istemişti.
Gelen Kur’an-ı Kerim BM Meclisi kütüphanesine özel bir törenle kondu. İlk iki kılıç sahiplerine verildi. Üçüncüsü için ise M. Kemal “Buhara’nın İzmiri’i geri alacak kahramana hediyesidir” diyordu.
Bu haber ordu içinde yayıldı ve subaylarımıza bir motivasyon kaynağı oldu. İzmir’in kurtuluşu bir “Kızıl Elma”, yani ulaşılması gereken en büyük hedefti.
***
9 Eylül günü Yüzbaşı Şerafettin (1889-1951) komutasındaki öncü süvari birliği Halkapınar’dan İzmir’e girdi. Kordon’da nal sesleri yankılandı.
Yüzbaşı Pasaport İskelesi önünde, atılan bomba ile yaralandıysa da Konak’a kadar gelip Ali Rıza ve Hamdi teğmenlerle birlikte hükümet konağına Türk bayrağını çekti.
Birkaç gün sonra Mustafa Kemal Cuma namazını müteakip yapılan törenle, vaat edilen değerli kılıcı Yüzbaşı Şerafettin’e teslim etti.
İstiklal Savaşı şehit ve gazilerimizin ruhları şad olsun.
Olayı bir belgesel roman şeklinde “Üçüncü Kılıç” adıyla yazan Prof. Kemal Arı’ya teşekkürler.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*