A A A

Fuzuli: Ortak değerimiz

İmparatorluğumuz parçalandı ve bizi bir avuç Anadolu toprağına sıkıştırdılar. 90 senede ancak kendimize gelebildik. Biraz silkinmeye başlayınca emperyalistler Anadolu’yu da çok gördü, bizi parçalamak için entrikalar çevirmeye ve güney sınırlarımızdan sıkıştırmaya başladılar.

Fakat uyuyan dev artık uyanmıştı. Uluslararası güçlerle mücadele edecek bilinç ve seviyeye ulaşmıştık. Teröristleri bertaraf etmek için Kuzey Irak’a yapılan sayısız uçuşlar, Fırat Kalkanı, Afrin ve Zeytindalı harekatları bunun bir göstergesidir.

Ne işimiz var yabancı topraklarda, neden başımızı derde sokuyoruz, denebilir. Daha önce şu soru sorulmalı: Amerikanın, Rusyanın, Avrupa devletlerinin bizim burnumuzun dibinde ne işleri var?

Üstelik oralar “yabancı topraklar” değil! Halep, Rakka, Musul ve Kerkük bizim Misak-ı Milli sınırlarımız içindedir.

KÜLTÜR COĞRAFYAMIZ

Bugün esas amacım, Kültür coğrafyamızdan ve bu coğrafyanın önemli bir kişiliğinden, Fuzuli’den söz etmektir. Fuzuli (1483-1556) Bağdad’ta doğmuştur. Bayat adlı meşhur bir Türk aşiretine mensuptur.

Tarihte Asya’dan Batıya doğru Türk akınları ve göçleri meşhurdur. Dolayısıyla bütün Ortadoğu coğrafyasında onlara rastlanır. 24 Oğuz boyundan biri olan Bayatlar, tarihimizde ünlü kişiler yetiştirmişlerdir. Kerkük. Musul, Kuzey Suriye ve Anadolu’da yaygındılar. Bugün bir kısmı Araplaşmış olabilir.

Sahip olduğu petrol kuyuları sebebiyle bir Türkmen beldesi olan Kerkük senelerdir zulüm altında yaşıyor. Kerkük Türkmenleri Fuzuli’yi Kerkük kökenli bilirler. Çünkü aynı dili terennüm eder. Kerkük senelerdir kanayan yaramızdır. Kerkük, müziğiyle şiiriyle ve hasretiyle hala bizi besliyor.

Kerkük’ten Bakü’ye uzanan çizgideki bölgelerin çoğu aynı kültür havzasında yer alır. Buralarda benzer dil konuşulur. Bu dil Azeri Türkçesidir Fuzuli’nin dili işte bu lehçedir. Azeriler Fuzuli’yi kendi şairleri olarak görür. Ne farkeder? Fuzuli Bağdadlı, Kerküklü, Azerbaycanlı ve İstanbulludur. Hepimizin ortak değeridir.

Azeri dostlarımız uzun süre mazlum ve mağdur yaşamışlarsa da sanat ve edebiyatlarına sımsıkı sarılmasını bildiler. Belki de bu sebeple kimliklerini koruyabilmişlerdir. Kadirşinas Azeri kardeşlerimiz Fuzuli’yi bizden daha çok sahiplenmişlerdir. Bakü’de muhteşem fuzuli anıtları vardır. Onlarla aramızdaki en önemli ortak bağlardan biri Fuzuli’dir.

Fuzuli Şiidir. Şah İsmail’i takdir eder, onun adına bir eser yazar. Fakat Safevilerden iltifat görmez. Kanuni Süleyman 1534’te Bağdad’ı alır. Fuzuli de Osmanlı uyruğuna geçmiş olur. Büyük devletler şair ve sanatkarları himaye eder. Fuzuli Kanuni’nin gelişini şöyle dile getirir: “Geldi burc-i evliyaya padişah-ı nam-dar.”

BU AKŞAMKİ SOHBET

Divanı, Leyla vü Mecnun’u, Hadikatü’s-Süada’sı ve Su Kasidesi ile Fuzuli edebiyatımızn ve kültürümüzün köşe taşlarından biridir.

İzmir Tasavvuf Araştırmaları Derneği aylık sohbetlerine devam ediyor. Ahmet Yesevi, Hacı Bayram ve Hz. Mevlana’dan sonra Fuzuli’yi gündeme getirmiştir. Bugün Sabancı Kültür Sarayı’nda Buca Eğitim Fakültesi hocalarından Dr. Ömer İnce Fuzuli’yi anlatılacaktır.

Sohbetin ardından İZTAD Musiki Topluluğu Fuzuli şiirlerinden bestelenen eserler sunacaktır.

Tarih ve saat:17 Ocak Perşembe akşamı saat 20.00. Yer: Sabancı Kültür Sarayı.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*


online ingilizce kursu almanca öğrenme programı fransızca öğrenme programı arapça öğrenme programı ellc blog
ingilizce öğrenme programları