Kuşadası’nda kültür

Sempozyum dolayısıyla bulunduğum Kuşadası’nda bir kültür ve tarih gezintisi yaptık. Dar fakat şirin sokaklar, tarihi özeliği korunmaya çalışılan ahşap cumbalı evler insanın yüzüne gülüyor.

Kuşadası ve yakın çevresinde ilk çağlardan beri birçok farklı medeniyetler hakim oldu. Grek ve Roma dönemine ait kalıntılar çoktur. Belde Menteşeoğulları, Aydınoğulları ve Osmanlı döneminden beri önemli Türk yerleşim bölgesidir. Türk mimari eserleriyle bezenmiştir.

Atom mühendisi, zarif insan Ulvi Adalıoğlu Kuşadası’nın köklü ailelerindendir. İstanbul’a yerleşmiştir. Babasından kalan, doğup büyüdüğü iki katlı bahçeli şirin konağı Kuşadası Müftülüğü’ne hibe etmiş. Restorasyonu yapılan bina, bir kültür merkezi olarak kullanılacak. Geleneksel sanatlarımızın tanıtımı ve öğretimi için bir mekan olması düşünülmekte.


***

Silahlı savaşlar dönem dönem, kültür savaşları ise süreklidir. Maalesef son yıllarda özellikle kıyı şehirlerimizde antik medeniyetler ve Yunan özentisi başladı. Kuşadası’nda bir sanat galerisine, aslına uygun şekilde ‘İbrahimoğlu’ demek varken, ‘İbrahimaki’ adının verilmesi nasıl bir garabettir, bilinmez.

Kuşadası’nda sahilde merkezi bir yerde deniz ve deprem tanrısı Posseidon anıtı yer alır, birkaç sene önce yapılmış. Eski Yunan mitoloji kahramanlarından birinin burayla ne ilgisi var ki böyle görkemli bir heykel dikilmiştir!
Buraya yakışan bir efe anıtıdır.

Yunanistan Osmanlı’ya ait tarihi birçok eseri, çeşitli bahanelerle ortadan kaldırırken, Kuşadası Belediyesi’nin Posseidon heykeli dikmesi köksüzlüğün dik alasıdır.

Bazı CHP’li belediyeler kültür alanında keskin bir sol zihniyetin mahkumu. Bu zihniyetin mensupları aslında küçük bir azınlıktır. Halkımızın geleneksel ve milli değerlerine yabancı, kendini elit gören bir anlayışa sahipler.

Fikri kamplaşma hoş değil.Kültür politikası olarak ‘sol’a kapılanmış olan CHP’li belediyeler, yılda birkaç kere Nazım Hikmet’i gündeme getirirler.
Buna tepki duyan ve son yıllarda varlık gösteren AKP’li belediyeler ise Necip Fazıl’ı baş tacı ederler. Bu kadar kamplaşma doğru değil. Sanat ve kültür adamları milletimizi birleştirecek yerde ayırmak için araç haline getiriliyor. İdeolojiler sanatı esir almamalı.

Nazım Hikmet, Necip Fazıl ve benzerlerinin ideolojilerine takılmadan, sanat ve şiirleri öne çıkarılıp bütün belediyelerimiz tarafından gündeme getirilmelidir. Kuşadası Belediyesi’nin sitesinde son bir yıllık kültür faaliyetlerine bir göz attım. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Aziz Nesin, Sabahattin Ali anılmış. Kuşadası ile ne alakası varsa Sivas katliamı ve Köy Enstitüleri hakkında programlar yapılmış. Kuşadalı Sempozyumu açılışına belediyeden hiçbir temsilcinin gelmemesi acıdır.


***

Eski Yunan mitolojisine mukabil bizim kendi menkıbelerimiz var. Mesela Kuşadası’nda Sakız Dede, Sinan Dede, Yaren Dede, Bayraklı Dede’nin varlığından söz edilir. Bunlar hakkında araştırma yapılıp türbeleri şenlendirilmeli. Aksi halde Müslüman halkımız dua etmek için Kuşadası’na yakın Efes’te Meryem Ana’ya koşacaktır, koşuyor da.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*