Mevlevi Mutfağı’nda pişmek

İnsan birbirine zıt ikili bir yapıya sahiptir: Beden ve ruh, madde ve mana. İnsanın mutluluğu maddesi ile manası, nefsi ile ruhu ve kalbi arasında denge kurmasına bağlıdır. Bu denge maddi ve nefsani güçleri kontrol altına almakla kurulur.

Nedir nefis? Nefis insanın yaratılışında var olan içgüdülerin, aşırı ihtirasların, zaafların, bencilliğin, kendini beğenmişliğin, kıskançlık ve çekememezliğin odaklandığı merkez demektir. Bir başka ifadeyle kişiliğimizin olumsuz yönüdür. Gerçek mutluluk, insanın nefsani arzularına ve aşırı isteklerine savaş açıp kazanmasına bağlıdır.

Böyle bir savaş gereklidir. Çünkü insanın olgunluğu, beşeri içgüdülerin üzerine çıkıp, ruhimanevi alana yükselmesiyle mümkündür. Bu mücadeleye “büyük savaş” denir. İnsanın kendi nefsiyle savaşı, dışarıdaki düşmanla savaşmasından daha zordur. Çünkü “nefs” içimizdedir, bizim bir parçamızdır. Bu savaştaki başarı nefsin kontrol altına alınmasıyla mümkündür.

Doğan Cüceloğlu’nun “Savaşçı” kitabındaki kahramanı Arif Bey, kendini hapishanede hisseden mutsuz biridir. Doğan Bey’in yardımıyla savaşçı olur ve başarır. Bu bir iç mücadelesi savaşıdır.

MEVLEVİLİKTE ÇİLE

Bizim tasavvuf tecrübemiz, nefisle savaşmak ve sonunda güzel ahlakı, olgun insan tipini ortaya çıkarmak için bir takım yöntemler geliştirmiştir. Mücahede, riyazet ve çile bunların genel adıdır. Burada amaç maddi ve bedeni güçleri aşağı çekerek, ruhi-manevi yönü kuvvetlendirmeye çalışmaktır.

Mevlevilikte çile süresi üç yıla yakındır. Bir başka ifadeyle 1001 gün süren bir hizmet uygulaması şeklindedir. Bu bir olgunlaşma eğitimidir.

Çile çıkarılan büyük Mevlevihanelere “asitane” denir.

Bunlar Konya, Afyon, Manisa, Kütahya, Halep Mevlevihanesi, İstanbul’da Galata, Yenikapı, Kasımpaşa, Beşiktaş Mevlevihaneleri, Bursa, Kahire, Kastamonu, Eskişehir, Gelibolu, Rumeli Yeni Şehri (Larissa) Mevlevihanesidir.

Mevlevilik’te çilenin yeri mutfaktır. Mutfak sadece yemeklerin hazırlanıp pişirildiği mekan değildir. Aynı zamanda Mevlevi canlarının çileye soyunup, hazırlanma, yetişme, pişme ve olgunlaşma sürecini geçirdikleri yerdir.

Mevlevi çilesine giren aday üç yıl içinde 18 ayrı hizmeti tamamlar. Bunlardan bazıları ayakçılık, pazara gitme, süpürme, bulaşıkçılık, çamaşırcılık, şerbet ve kahve hazırlama, sofra kurma, tuvalet temizleme gibi işlerdir.

Hizmet kendini aşmanın, nefsi alt etmenin, kibri kırmanın, şefkatin, sevginin başlıca yollarından biridir.

Bu arada aday Mesnevi okuma, sema çıkarma; kabiliyetine göre musiki, hat gibi güzel sanatları öğrenme çalışmalarında bulunur. Bu yolculuğu tamamlayanlara ancak hayranlık duyulur.

Bunları ve daha fazlasını anlatacağım sohbet: Bu çarşamba, saat: 18.00. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü DESEM Mavi Salon, Alsancak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*