TRT’de Yunus Emre dizisi

Yunus Emre bizim kültür ve irfan dünyamızın temel direklerinden biridir. 700 yıldır insanımıza aşk ve şevk aşılamaya devam ediyor. “Her dem yeni doğarız bizden kim usanası” dediği gibi, o her zaman tazedir.
Birçok yerde türbesi ve makamı bulunmasına rağmen, Yunus Emre’nin hayatı hakkında yeterli tarihi bilgimiz yoktur.
En fazla bilinen ve itibar edilen Hacı Bektaş Vilayetnamesi’ndeki menkıbelerdir. Bunlar gerçekten güzeldir. Bir kıtlık senesinde buğday talep etmek üzere Hacı Bektaş dergahına gelen genç Yunus “Buğday mı istersin, himmet mi?” sorusuyla karşılaşınca afallar, sonunda himmet istemeye karar verir.
*
Ramazan boyunca TRT1’de bir dizi yayımlanıyor: “Yunus Emre Aşkın Yolculuğu”. Bu dizide farklı bir Yunus hikayesi var. Yunus, Karatay medresesi mezunu genç ve keskin bir kadıdır. Yolu Taptuk Emre ile kesişir ve sonunda kadılığı bırakarak Taptuk dergahında derviş olur.
Dizinin çekimleri ve diyaloglar çok kaliteli, halkımız tarafından tutuldu.
Bu yeni senaryo ezberleri bozdu, yaygın olarak bilinenden farklı başladı. Dizinin proje danışmanı Mustafa Tatçı, Yunus Emre Divanı üzerine doktora yaptı. Konu hakkındaki araştırmaları hala devam ediyor, bulduğu yeni belgeleri paylaşıyor.
Mustafa Tatçı ciddi bir ilim ve gönül adamıdır. Kendisiyle yaptığım telefon görüşmesinde, yeni Yunus menkıbeleri bulduğunu, dizi senaryosunun buna göre şekillendiğini söyledi.
Hacı Bektaş Vilayetnamesi tarih değil, bir menkıbedir ve Hünkar’ın vefatından üç yüz sene sonra yazılmıştır. Demek ki farklı bir menkıbe de varmış.
Dizide flashbak (geriye dönüş) tekniği ile Yunus’un ilk gençlik yıllarında Hacı Bektaş dergahına gelişine yer verilmişse de, çok kısa olmuş. Biraz daha uzun tutulabilirdi.
*
Menkıbeler, senaryolar, kurgular işin şekil ve kabuk kısmıdır. Asıl olan özdür, Yunus’un mesajıdır. Titiz ve ince bir manevi eğitimle çiğ iken pişmesi, kendisine ayak bağı olan kibrini, gururunu, kötü huylarını yok etmesidir. Benliğinden ölüp Hak’la dirilmesi, yeni bir hayata doğmasıdır.
Bu yeni hayatta sevgi ve aşk hakimdir, Yaradan’dan dolayı yaratılmışı sevmek vardır. Yetmiş iki millete bir gözle bakmak vardır. Hiç kimseyi hor görmemek ve eksikliğe bakmamak vardır.
Ecdadımızın Anadolu’da yerleşme sıkıntıları, Moğol istilası, asayişsizlik, yokluk ve yoksulluk yıllarında Yunus Emre halkımıza manevi bir sığınak oldu. Yunus, tasavvuf inanışının en önemli temsilcisidir. Maddeten zor durumda olan insanımıza manen destek ve dayanak olmuştur.
Dizideki hikmetli sözler her devirde geçerlidir, birkaç örnek:
Gönlü yatkın olanın tutamayacağı iş yoktur.
Ne kadı istedi diye ölür, ne Taptuk istedi diye olur; olduran da öldüren de O’dur.
İnsanın başına bela olan kendi benliğidir.
Yol tektir, o da Hakk’a doğrudur.
Helalinden kazanmak kadar, iyi iş yapmak da mühimdir.
Su dikeni de büyütür, gülü de. Tövbe dikeni gül etmektir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.