Üzüm yemek

Belediye otobüsünde yanımda oturan, uzun saçlarını arkasında toplamış, kilolu, iri yarı genç, kulaklığı ile telefonundan bir şeyler dinliyor. İnmek üzere doğrulurken bana sordu:
“Bu otobüsün son durağı Üçkuyular Vapur İskelesi mi?” Son durağa kadar gitmeyeceğim için, binerken dikkatli bakmamıştım. Soran gence:
“Galiba oraya gider” dedim.
Cevabımdan tatmin olmadı ki başka birine sordu. Bu kişi, orta yaşın üstünde sıradan insan görünümünde biriydi.
Gencin sorusuna: “Evet, otobüs gemiye gider” dedi. Genç emin olmak istiyordu, tekrar sordu:
“Vapur iskelesine gider mi?” Adam söylediğinden şaşmadı:
“Gemilerin olduğu yere gider, orası son durak.” Ben araya girdim, gencin istediği cevabı verdim: “Evet kardeşim, bu otobüsün son durağı vapur iskelesidir.” Adamın sözlerinden bunu anlamıştım.

ORTAK İFADE

Otobüsten inince düşünmeye başladım. Genç illa kendi kelimeleriyle bir cevap bekliyordu. Sorduğu sıradan vatandaş ise, belki sadece eski şifahi kültürle beslendiği için farkına varmadan “gemi” kelimesini kullanıyor, tam da gencin istediği cümleyi kuramıyordu.
Günlük hayatımızdaki anlaşmazlık konularından biri de budur: Ortak ifadelerde buluşamıyoruz.
Eskiler ne demiş: “Hep gönüller birdir amma rivayet muhtelif.” Bu olay bana Hz. Mevlana’nın Mesnevi’sindeki “Birbirlerinin dediğini anlamayan dört kişinin üzüm için kavgaya tutuşmaları” başlıklı hikayeyi hatırlattı.
Konu şöyle:

İSTEK AYNI, DİL FARKLI

Fars, Arap, Türk ve Rum kökenli 4 yoksul kişi var. Adamın biri bu dört kişiye acır ve bir miktar para verir. Fars (İranlı) olan der ki: “Ben bu parayla ‘engür’ almak istiyorum.” Arap olan “Hayır”, der, “Ben Inep isterim, engür istemem.” Türk atılır: “Bu para benim” der, “Ben inep istemem, üzüm almak istiyorum.” Rum olan dördüncü kişi seslenir: “Bırakın bu lafları, biz ‘istafil isteriz!” Derken kavga etmeye başlarlar.
Ahmaklıktan dolayı birbirlerini yumruklamaya koyulurlar. Bilgisizlikle dolu, bilgiden boş adamlardı bunlar. Aslında dördü de aynı şeyi istiyordu. Fakat üzüm kelimesinin farklı dillerdeki karşılığını bilmedikleri için anlaşamadılar.
Nihayet onların dillerini bilen birisi gelir, kavgacıları ayırır. Kavga sebebini öğrenince: “Verin o parayı bana, hepinizin istediği şeyi alacağım” der. Üzüm alıp gelerek hepsinin gönlünü hoş eder.
(Mesnevi, c. II)
Altın Kelebek ödül töreninde, TRT’nin başarılı dizisi Diriliş’le ilgili bir skandal yaşandı. Sunucu Okan Bayülgen durumu kurtarmak isterken, bilerek veya istemeden diziyi aşağıladı. Olayın ardından çok konuşuldu ve herkes kendince dövecek bir bağcı buldu.
Sonuçta afiyetle üzüm yemek nasip olmadı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.