A A A

Dolar çarpsın

“Geçim için bir lokma bir hırka kafidir” sözü genellikle dinin ve tasavvufun aleyhinde kullanılmakta ve onunla insanın azla yetinmeye; dolayısıyla tembelliğe ve pasifliğe yöneltildiği söylenmektedir. Oysa durum böyle değildir.

Tasavvuf mensupları “bir lokma bir hırka” ölçüsünü, kişinin kendi şahsı için yapacağı harcamalarda savurganlıktan kaçmak için benimserler. Bu; üretimde, isarda ve infakta yani verme alanlarında söz konusu olan bir ölçü değildir. Onlarda bir sınırlama yoktur.

İnsanın özünde hırs, tamahkarlık ve sınırsız arzular vardır. Bu yüzden ebediyyen kalacakmış gibi ve taparcasına dünyaya sarılır. Bu hal manevi gelişmeye engeldir. Böylesi kötü hasletlerin etkisinden kurtulmanın yollarından biri, ihtiyaçları sınırlamaktır. Bu anlayış yaygınlaşırsa, sadece kendini düşünen bencil insanların yerini özgeci (diğergam), başkalarını da düşünen kimseler alacaktır.

O halde “bir lokma bir hırka” anlayışı, bir üretim ölçüsü değil, şahsi kullanım sınırıdır. Yani insan maddi varlığını ve parasını, kendisinin ve ailesinin sadece mecburi ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadarını (bir lokma bir hırka) ayırdıktan sonra, tamamen başkalarına verebilmelidir. Bunun için de daha çok çalışıp daha çok biriktirmelidir.

VAHŞİ KAPİTALİZM

Dünya küçüldü. Günümüz insanı vahşi kapitalizmin çarkları arasında kıvranıyor. Para babaları gelişmekte olan ülkeleri parmaklarında oynatıyor. İyi kötü yolunda giden ekonomik hayatımız yabancı paraların etkisiyle sarsılıyor. Cebimizdeki para doların yükselmesiyle durduk yerde değer kaybediyor.

Batıda sermaye birikiminin vahşi ve kanlı bir geçmişi vardır. Asya ve Afrika’yı sömüren kapitalist Batı, teknolojinin gelişmeye başladığı yıllarda boğaz tokluğuna çalıştırılan çaresiz insanların emeğiyle semirdikçe semirdi.

Bugün dünyanın en zengin 8 kişisinin serveti (426 milyar molar), dünya nüfusunun yarısı olan, 3.2 Milyar insanın servetinden (409 milyar dolar) daha fazla. Ancak bu 8 kişi hala daha çok kazanmak istiyor. Ellerindeki bankacılık sistemiyle zayıf ekonomileri tehdit ediyor.

Bu ihtiras kervanına ara sıra itirazlar olsa da yetersiz kalıyor. Bir ara Papa Franciscus, finans dünyasından insanlara şöyle bir çağrıda bulundu:

Sosyo-ekonomik oyunun kuralları değişmeli. Para amaç olduğunda bir puta dönüşür. Parayı idol ve put haline getiren kapitalizm, fakiri daha fakirleştirir, manevi değerleri yozlaştırır. Dizginsiz kapitalizm, yeni bir tür zorbalıktır“.

HIRSIN ESİRİ OLMAK

Karıncayı bilirsiniz. Kendinin katbekat büyük darı tanesini bin bir zorlukla yuvasına taşır. Yuvasının ağzına gelir, bakar ki kapı dar. Darı sığmaz. Kendi girer içer, fakat darı dışarıda kalır.

Dünyanın durumu buna benziyor ve insan da bir karınca gibi. Dünyayı sırtına alırsın, altında bükülür kamburunu çıkarırsın, onca zorlukla mücadele edersin fakat kapıya kadar taşıdıkların dışarıda kalır.

  1. Ne yazık ki para ve daha çok kazanma hırsı insanoğlunun bu gerçeği görmesine engel oluyor.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*


okul öncesi eğitim seti ingilizce öğrenme programı ingilizce öğrenme programı