Yırtık lastik ayakkabı

Bazen şerden hayır çıkar sözünü bir kere daha hatırladık. Ermenek’teki kömür madeni faciası, acı yurt gerçeklerinden biriyle yüz yüze gelmemize yol açtı.
Hayatını kaybeden işçilerden birin 75 yaşındaki anne-babasının tavrı ve duruşu hepimizi derinden düşündürdü.
Kömür ocağını su basmıştı. Anne Ayşe Gökçe’nin “Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı acaba?” sözü içimizi dağladı. Bu “ananın yüzündeki derin hatlarla kazınmış kadim tevekkül”den daha önce bahsettim.
Bu defa baba Recep Gökçe’nin hatırlattıklarından söz edeceğim. Anadolu Ajansı’nın görüntülü haberi Türkiye’nin dağ köylerindeki yoksul halkın durumunu belgelemiş oldu. Recep Gökçe’nin ayağındaki yırtık lastik ayakkabı, o insanların yoksulluğunu gözler önüne serdi.
Dokuz yaşıma kadar öyle bir dağ köyünde yaşadım. Oralarda giyilecek en uygun ayakkabı lastiktir. Ucuz ve dayanıklı olduğu için tercih edilir. Taşlık arazide ve çamura karşı zaten başka ayakkabı dayanmaz.

65 YAŞ AYLIĞI

Bu köşeyi takip edenler bilecektir, olayların olumlu yönü beni daha çok ilgilendirir. Hayal peşinde koşan, zorla iyilik icat eden biri değilim. Elle tutulur, gözle görülür örneklerden hareket etmek isterim. 75 yaşındaki Recep Gökçe’nin tavrında olduğu gibi.
Recep amca yoksul fakat onurlu ve gani gönüllü bir Anadolu köylüsüdür. İlgili haberden aktarıyorum:
“Bugüne kadar parasız günleri geçse de hep idare ettiğini aktaran Gökçe, ‘Bana çok söylediler, ‘ihtiyacın varsa bize söyle’ derler. ‘Tamam söylerim’ derim. Ama yine de söylemem. Ayıp olur, telaşe olur. Yaşım genç. Aylığımı aldığımda ayakkabıyı alırım. ‘Paran yoksa para verelim’ derler. ‘Param var derim” diye konuştu.”
Recep Gökçe ne aylığından bahsediyor diye merak ettim. Devletimiz hiçbir sosyal güvencesi olman 65 yaş üstündeki vatandaşlarımıza yaşlılık aylığı veriyor. Bu yıl ayda 130 TL’den üç ayda bir 390 lira. Az ama hiç yoktan iyi. Hiç olmazsa, kendi üretemediği zorunlu ihtiyaç maddelerini karşılar. Allah devlete zeval vermesin.

İFFETLİ FAKİR

Recep Gökçe vakarlı, asil, mütevekkil Anadolu insanını temsil eder. Cenaze töreninde giydiği yırtık ayakkabılarla ilgili şöyle demiş:
“Param yok, param olsa ben bu ayakkabılarla gezer miyim milletin içinde. ‘Elindeki lastiği atıver’ derler. ‘Atarım ben, siz karışmayın’ derim. Param yok alamadım. Aylığımı aldığımda ayakkabıyı alırım.”
Böyle kimselere “iffetli fakir” denir. Yani onurunu muhafaza eden, kimseye el açmayan fakir demektir. Bir hadis: “Allah çoluk çocuk sahibi iffetli fakiri sever.”
Recep Dede’ye yeni bir lastik ayakkabı hediye edilmiş. Belli ki içine sinmemiş, ama ayıp olur diye yeni ayakkabıları giymeye mecbur kalmış.
O torunlarına da bakacaktır: “Onları kimseye muhtaç etmem” diyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.